Bugun...
Chapter One


Kaan Can Karaoğlu Deus Ex Machina
kaancankaraoglu0@gmail.com
 
 

Toplum, içinde yaşadığımız çağdaş kültür düzeyindeki insanlarla kendi kendimize oluşturduğumuz döngüler içinde geçen bir bütünlük. Sanıyorum içinde bulunduğumuz toplum kültürünün ve coğrafya tarihinin de izleri, bu toplumun bireyleri olarak her birimizde bulunuyor, bunu söylememin nedeni her ne olursa olsun, ne şekilde yaşarsak yaşayalım bizi biz yapan içsel varoluşumuzu asla reddedemiyor oluşumuz. Türk toplumu olarak ne yazık ki tarihin hiçbir döneminde sanat ve bilim üstünlüğümüzle ön planda olamadık, bu sebeple de gerek gelecek nesillere sağlamaya çalıştığımız eğitimi, gerekse belli yaş gruplarında sağlamaya çalıştığımız kantist etik değerleri iyileştiremedik.

Her şey bir yana, bugün toplum yapımıza baktığımızda ne yazık ki hala, din temaları altında, gerçeklikten ve bilimden uzak, tekdüze bir eğitim yapılandırmasıyla karşılaşıyoruz. 90’ların orta periyodunda doğan bir birey olarak açıkçası, 17 yaşıma kadar herhangi bir felsefe veya gerçek anlamda insanlık tarihi adına kâle alınacak bir eğitim görmedim. Sanırım eğitim hayatımdaki en büyük öğretilerden biri orta öğretim 1. sınıfta tarih ders kitabında ismi (ki bütün bir kitabı ismi ile 100 defa doldurabilecek olmasına karşın) sadece 1 sayfada geçen Halil İnalcık olmuştur. Türkiye'nin kendi fikrimce (ve birçok aklıselim insan) gelmiş geçmiş en önemli tarihçisi Halil İnalcık olmuştur. Kendisinin hak edilmiş lakabı bile (Şeyh-ûl Müverrihin) onun hakkında çokta yorum yapılmaya gerek duymadan sadece ismini Amerikan entelektüelleri başta olmak üzere birçok milletten insan arasında gururla zikredebilip bu coğrafyanın bir insanı olmasından kıvanç duyabileceğinizi söylemek yeterli olmalıdır sanırım. Böyle bir coğrafyanın Halil İnalcık, Mehmet Fuad Köprülü, Hasan Ali Yücel, Celal Şengör, İlber Ortaylı ve en önemlisi Mustafa Kemal Atatürk gibi büyük insanları, dâhileri yetiştirebildiğini, bugün bu isimleri gururla zikredebildiğimizin kanıtlarıyla görmekte iken, 22 yaşında bir birey olarak hala nasıl bu fikir ve zikir ile eğitim alabildiğimizle aşırı derecede çelişirken vuku bulduğunu hayret içinde sormaktayım. Kısacası, bu genel açıklamanın ardından güncel bir konuyla da bağlamak açısından altına imzamı atacağım bir yazıyı da sizinle paylaşmak istiyorum.

Ekşi sözlük, “referandumda ‘evet’ diyecek yazarlar” adlı başlıktan “spiritus sanctus” rumuzlu yazardan bizzat alıntıdır;

“Arkadaşlar, senelerdir AKP’yi başımızda tutuyorsunuz. Sizin siyasetten beklentilerinizi karşılıyor olabilir AKP ama şunu kabul etmek gerekir ki; orta Sağ’ın bütün yıldızlarıyla yola çıkan AKP; 14 sene evvelki parti değil. Sadece Tayyip Erdoğan kaldı. Bakın, 14 sene boyunca bütün dünyada teknolojik devrimler oldu. Bilimsel gelişmeler inanılmaz. Amerika da ayakta durabilen ve düşmeyen robot yapıldı. Kore, telefon teknolojisini iyice geliştirip hepimizin eline LG, SAMSUNG verdi. Görüntü teknolojileri o kadar ilerledi ki; önce LCD, sonra LED; bugün amoledler, ip, OLED teknolojileri havada uçuşuyor, yetmedi; sanal gerçeklik gözlüğü gerçek oldu! Oyun teknolojileri uçtu gitti bugün bilmem kaç milyar dolarlık bilgisayar oyunu piyasası var. Avrupa kuyruklu yıldıza sonda indirirken, hadron çarpıştırıcısı ile evrenin sırlarını çözerken; Amerika Mars’a "insanlı" uzay aracı gönderip kolon kurma derdinde. Benzinli arabalar tarih olmak üzere, elektrikli araba icat olmakla kalmadı, bugün yurtdışında hybrid modeller neredeyse her yerde, tamamen elektrikli araba yapma olayına BMW ve MERCEDES bile girdi. Artık bu konuda devler de oyunda. 21.yy teknolojik devrimi bütün insanlığı sardı ve biz bunların hiç bir yerinde yoktuk. Tesla Motors'un sahibi olan adam bugün Trump dediğimiz redneck bozması Amerikan başkanının danışmanı. Sizin başkan olsun diye ‘evet’ diyeceğiniz adamın danışmanı İbrahim Saraçoğlu. Yani işte zerdeçal kökünü kaynatırsan kabızlığın geçer falan diyen bir adam. Arkadaşlar; Recep Tayyip Erdoğan iyi bir "lider", karizmatik bir başkan adayı veya işte ne bileyim sizin siyasi beklentilerinizi karşılayan bir adam olabilir. Ancak vizyonsuzluğu Türkiye Cumhuriyetine teknolojik anlamda 14 senede en az 100 yıl kaybettirdi. Bakın; kaybetmeye devam ediyoruz. Bu yüzyılda, bu teknolojik devinimde, sürekli gelişen insanlık varken 4-5 milyar dolar diyanete ayırarak ancak evlatlarınızın batının kölesi olmasına zemin hazırlarsınız. Çok Müslüman ülkeler ortada işte. Afganistan, Yemen, Somali İslam Cumhuriyeti vs. vs. vs. batının oyun alanı olmadılar mı? Neden? Yeterli teknolojileri, bilim ve sanatları olsa; "vizyon"ları olsa böyle olur muydu? İslamiyet’in şaha kalktığı dönemler; bilimde ve sanatta en ileri olduğu dönemdir. Bakın onlarca binlerce milyonlarca belki de "islam alimi"nin adını sanını kimseler bilmez veya kısıtlı çevrelerde büyük alim olarak anılır ama "Mevlana" gibi bir İslami sanat adamını bütün dünya bilir. "İbn-i Sina" gibi bir bilim adamını bütün dünya bilir. Bu adamların İslamiyet’e kattıkları geri kalanların tümünden fazladır. Bugün açık oturumlarda neden fikir teatisi için 4-5 kişi oluyor? Çünkü fikir böyle bir şeydir. Fikirlerin ortaya çıkması için insanların teatide bulunması, zihinsel alışveriş yapması gerekir. Konusunda uzman adamların dinlenmesi, üzerinde kafa yorulması gerekir. Erdoğan ipleri eline aldıkça memleket kötüye gitti görmüyor musunuz? İlk geldiklerinde vesayet, bilmem ne, diye orduyu baskıladı ve 15 Temmuz oldu. Medya baskılandı; çeşitlilik kalmadı. Gerçekten ana akım haberlere veya tartışmalarda çıkan adamlara tahammül edebiliyor musunuz?
Bakın üniversiteler baskılandı ve eğitim ortada. Elinizi vicdanınıza koyun, ilk 500 de üniversitemiz kalmadı. Liselerde müdürler hep imam hatip mezunu yapıldı ve orta öğretim ortada. Merkez bankasını baskıladı ve bugün ekonomi ortada. Bakın bunların hepsi baskılanırken Erdoğan'a en azından akıl verebilecek, “yahu yapmasak mı öyle?” diyebilecek birileri vardı. Artık olmayacak. Bütün büyük liderlerin arkasında konusunda uzman müthiş bir kadrosu vardır. Bunu her yerde görürsünüz. Sadece günümüzde değil, Atatürk'ten bahsetmiyorum. "Büyük lider", yani kendi milletini geleceğe taşıyabilmiş; çağdaş yapabilmiş lider anlamında konuşuyorum. Erdoğan'ın çevresinde kimse kalmadı. Commerz bank'ı satın alırız diyen akli melekelerinin ne kadar yerinde olduğu belli olmayan yiğit bulut mu? Yoksa İbrahim Saraçoğlu mu? Ya da Hamza Yerlikaya mı? Başkan olduğu zaman Erdoğan için mantıklı fikirler, projeler, argeler üretip memleketi ileriye taşıyacak.  Arkadaşlar; yol yapımı konfordur. Konfor insanı ileriye götürmez. İleriye gidebilmek için iyi bir istihbaratınızın, argenizin ve vizyonunuzun olması gerekir. Daha 3-4 ay evvel havadan yere atacak bombamız kalmadı ve Amerika bize füze vermediği için uçak kaldıramadık biliyor musunuz? Sene 2017! diyeceğim daha çok şey var ama şimdilik bu kadar yeter. 14 senedir teknolojide, bilimde, sanatta, sanayide ve hatta sporda yerinde sayan bir Türkiye var ve siz bunun farkında olmak zorundasınız. Vizyonsuz bir yönetim sizin siyasi sinir uçlarınıza iyi geliyor diye çocuğunuzun çoluğunuzun geleceğini bitiriyor, bizi her geçen gün Afganistan a daha çok yaklaştırıyorsunuz. referandumda vereceğiniz "evet", defalarca değişik terör örgütleri tarafından bile kandırılmış bir yapının memlekete kazık çakmasına sebep olacak. Lütfen bu sefer rasyonel davranın. Bizim gibi aynı havayı soluduğunuz, aynı suyu içtiğiniz adamlar için; milletiniz için de yapmayın bunu. Çocuklarınızın geleceği için yapın.
Türkiye'nin geleceği için HAYIR! Lütfen...”

 

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



4 + 6 =

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
Henüz anket oluşturulmamış.
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI