Bugun...
AYDINLANMADAN KARANLIĞA


Necati Karaoğlu Burası Karabük
necatikaraoglu@batikaradenizekspresgazetesi.com.tr
 
 

     Ünlü yazar Ümit Zileli'nin son kitabı "Organize İşler Kumpasın" ilk sayfasında yani "Sunuş" bölümünde yer verdiği " Aydınlanmadan Karanlığa!"adını koyduğu yazısını okudum. Sizlerle de paylaşmak istedim.  Ümit Zileli kitabının sunuş yazısında; "Aydınlanmadan Karanlığa!.." asla bir tarih kitabı değil! Türkiye Cumhuriyeti'nin dünden bugüne nasıl serpildiğini, geliştiğini tüm detaylarıyla anlatan bir kitap hiç değil.

     Bu kitap, müthiş Kurtuluş Savaşı, ardından emperyalistlerin olanaksız olarak kabul ettiği muhteşem devrimleri gerçekleştiren bir cumhuriyetin, ilerleyen yıllarda karşı devrimin ve bağlı olduğu küresel efendilerin tuzağına nasıl düştüğünü, kazandığı değerleri nasıl bir bir yitirdiğini, sözünü hiç sakınmadan anlatan bir kitap.

     Bu kitap, Türkiye Cumhuriyeti'nin acıklı savruluşunu, kısacası trajedisini anlatıyor. Üstelik hiçbir yan yola sapmadan, en ufak bir sapma yapmadan.

     Bu kitapta anlatılanlara kızabilirsiniz, hatta çok kızabilirsiniz, hatta ve hatta yazana lanetler okuyabilirsiniz ama anlatılanlar ne yazık ki gerçek.

     Okuyanlar bilir. Lozan Anlaşması'nın sonunda inanılmaz çekişmeli geçen, hatta bir ara kesintiye bile uğrayan görüşmelerin sonunda, imzaların atıldığı esnada, zamanın en büyük emperyalist devleti İngiltere'nin Dış İşleri Bakanı Lord Curzon, tüm şımarıklığıyla Türkiye'nin Lozan Heyeti'nin Başkanı İsmet İnönü'nün karşısına dikilmiş ve aynen şu sözleri söylemişti:

     -Bizi çok zorladınız, çok bunalttınız. İstediklerimizin çoğunu reddettiniz. O istekler cebimizde duruyor. Bir gün mutlaka bize gelecek, bir şeyler isteyeceksiniz. Her istediğiniz yardım için cebimizdeki bu isteklerden biri karşılık olarak istenecek ve siz vereceksiniz, vermek zorunda kalacaksınız.

     İşte bu kitap, Lord Carzon'un cebindeki istekleri nasıl karşıladığımızın tarihini anlatıyor. Tabii ki yalnızca nasıl köşe taşlarıyla, sömürgeleşmeye giden yolun satırbaşlarıyla…

     Anlattığım tarih, tümüyle gerçeklerden oluşuyor. Yorumlar ise bana ait. Yalnızca gerçeklere dayanarak, ülkenin yöneticileri eliyle nasıl bir karanlığa mahkûm edildiğini anlatmaya çalıştım.

   -Yorumlar benim karar sizin. Ama bakarak değil, görerek.

     Son olarak, her zaman, " Her ahval ve şerait altında dahi" söylemekten, yazmaktan vazgeçmediğim ve asla vazgeçmeyeceğim o muhteşem sözcüklerle bitirmek istiyorum.

   -Güzel günler göreceğiz çocuklar!..

     Yeni bir günde yeniden birlikte olabilme temennilerimle.

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



9 + 9 =

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
Henüz anket oluşturulmamış.
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI