Bugun...
HAYAT DEVAM EDİYOR


Necati Karaoğlu Burası Karabük
necatikaraoglu@batikaradenizekspresgazetesi.com.tr
 
 

Zor anlar yaşadıklarımız.                                                                                                               

  Zor anların olumsuz koşullarının yarattığı olumsuzluklardan kaynaklanan yükün ağırlığını taşıyabilmek zor.Hemen her kesin işi zor olunca bizim işimizde zorlaşıyor.                                    

 Sosyo ekonomik zorluklar Korona melanetinden kaynaklanan zorluklar yaşama dair olup bitenleri paylaşabilmede sıkıntılarımız oldu.                                    

 Uzunca bir süredir idari maslahatçılık hakim oldu yaşamımıza Büyük bir çoğumuz karantina hali yaşadık.Sanki şehirde ki durağanlık hali seçilmişleri olduğu gibi medya mensuplarını da etkiledi ve durağanlaştırdı.                                                                                         

Neyse ki son zamanların siyasi partilerin patırtılı-kütürtülü davranışları basın mensuplarını da benilletti.                                                                                       

Siyasi partilerin kozlarını paylaştıkları siyasi arenada yapılan gösterimlerini daha yakından takip etme, olan biteni okurları ile paylaşma ya bir bakıma zorladı.   Kim nasıl değerlendirir bilemiyorum ama ben ortalıkta bazı dönemlerde toplumların çoğu katmanlarında yaşanan korku, endişe, üzüntü ve yorgunlukların yarattığı ağırlığın neden olduğu emarelerin varlığını, muhalefet partilerine mensup yöneticilerin ve medya mensuplarının yüzlerinde daha da belirgileştiği gördüğümü ifade etmek isterim.        

Mevsim bahar, ortalıkta kış havası var.

İnsanın insanla laf etmesinin, bilmediğini öğrenmek için konuşarak ya da yazarak soru sormasının, eğriyi doğrultmanın, bir şeyleri doğru ve de gerçek olduğu için kamuoyu ile paylaşmanın zorluğu da soğuktandı zahir.

Ortalık Aydınlık da olsa karanlık da ideolojik gözlüklüler hep gözlerde. Gözlüklülere gözlüğü dağıtanların kendilerine biçilmiş rolleri çok iyi oynadıkları da ortada.

 Görüldüğü gibi mevsim bahar zaman kış ortamından arınma, güneşe dönme bağırları açma yürekleri ısıtma zamanı.                                                               

 Zaman Bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini içinde bulunduran mübarek Ramazan ayının bütün kazanımlarını beynimizde bedenimizde hissetme zamanı. Zaman Korona salgınına karşı hep birlikte tedbirlere uyma zamanı zaman bir olma birlik olma bir birimiz hakkında güzel şeyler düşünme zamanı.               

Sayın seçilmiş ve atanmışlarımızın canlanma ve milletine ve memleketine hizmette yarışma zamanı.                                                                                     

 Zaman İnsanlık değerleriyle donanmışlık yaşamın en görkemli ve özgün durumudur. Tutum ve davranışlarının özelliklerinin seçkinliği kişiliğin düzeyini yansıtır.                                                                                                                

 İlişkilerde aranılan güven, inan, sevgi ve saygı bağların en değerlileri olarak yaşamı güzelleştirir. Sorunlar, düş kırıklıkları, hastalıklar kötülükler, sapkınlıklarla tüm istenmeyen ve utandıran durumlar “ İnsanlık karasının kuyularına atılır.                                                                                                         

Süresi belirsiz yaşamın aydınlık, çekilir ve tadılır durumlarla donattığı zaman elbet bir gün tükenir. Geride kalan anılar ve yararlı katkılardır. Dostluk, arkadaşlık, akrabalık hemşerilik ve kardeşlik toplumsal bağların önde gelenleridir.                                                                                                               

Özetle, zaman toplumsal ilişkileri artırma bağları sağlamlaştırma zamanı.                 

  O nedenlerledir ki zamanı bazı hallerin ardına sığınıp yaşanmamış saymak, es geçmek hiç kimsenin hiçbir atanmış ya da seçilmiş hiç kimsenin hakkı da haddi de değildir. Hatta cinlerin bile.                                                                               

Sözün içine cin de karışınca anlatmak istedim.                                                  

Fıkraya güre; Bir Karabüklü hemşerimiz izbe bir sokakta yürüyorken ne olacak bizim ve Karabük’ümüzün hali diye dalgın dalgın hem düşünüp hem yürüyorken farkında olmadan ayağıyla bir küçük kutuya çarpar, Küçük kutunun küçük deliğinden kocaman bir cin çıkar. Karabüklü dile benden ne dilersen diyeceksen diye beklerken, koca adam, gür sesiyle, BENDEN YAPAMAYACAĞIM ŞEYLER İSTEME SAHİP! BU KARABÜK VE KARABÜKLÜLERİN SORUNLARINI BÖYLE GİDERSE KİMSE ÇÖZEMEZ VALLA!.. der.

Sanki “ Dile benden ne dilersen” sözü dağa kaçmış gibi





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



8 + 4 =

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
Henüz anket oluşturulmamış.
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI